Ne Varsa Suyun Altında Var

Ne Varsa Suyun Altında Var

31 Ağustos 2014 gecesi Bodrum’a varıp, İstanbul’dan daha sıcak ama yapış yapış etmeyen havaya kavuşunca, “şimdi kim gitcek o kadar yolu, İstanbul’da mı kalsaydım” fikri çıkıverdi aklımdan. Bodrum’a hem orada yaşayan arkadaşlarımı görmek hem de dalış için gittim, dalış önceliğimdi desem bu sefer daha doğru olur çünkü yeni brövemi (dalış belgesi, seviyelere göre ayrılmakta) alabilmek için gitmiştim. Dalışları da şimdiye kadar tanıdığım en güzel insanlardan bir kaçının da olduğu bir tekneyle yaptık.
Bir eylül sabahı Kayra beni almaya gelmeye, Happy Bubbles teknesine doğru yola çıktık, daha önce teknede görmediğim, denk gelmediğim Kayra ile sanırım en eğlenceli dalışlarımdan birini yaptık, bundan biraz daha ilerleyince bahsedeceğim. Öncelikle Gümbet’te bulunan ve içinde olmaktan en çok mutlu olduğum yerlerden biri olan tekneye vardık ve dünya tatlısı Deniz hocamı ve gemicimiz Harun’u gördüm ki kendisi oldukça şahsına münhasırdır J İlk gün Fridge Koyu ile başladık dalışa, ben heyecandan ağzımdan kelebekler çıkarmak üzereyken hem de. Çünkü tecrübeli olduğum pek söylenemez bir durumdaydım ve yapmam gereken çok şey vardı, üstelik ne yazık ki birkaç ay önce ki dalışta kulağımda da bir sıkıntı olmuştu.
Suya atladık, ilk başta şu kelebekler çıktı gitti midemden, daha sonra dalışa başladık. İlk gün sakin ve de gezerek geçirdiğimiz dalış beni biraz rahatlattı ancak asıl işin ertesi günden itibaren başlayacağı konusunda Deniz beni çoktan uyardığı için heyecanım yatışmamıştı. O günden sonra ki bir hafta boyunca Deniz’in- sayesinde kendime güvenim geldiği ve daha bir hevesle yaptığımız şeye kendimi tamamen verdiğim doğrudur- sıkı eğitiminden geçtikten sonra, ki hepsi çok keyifliydi, ilk 30 metreye dalışımı da birlikte yaptık. O da ayrı bir heyecan durumuydu benim için ve kesinlikle huzurlu olduğunu düşündüğüm bir dalış oldu, suyun altı öyle güzel ki.

 Nisan & Ela
Dördüncü günde bir başka arkadaşım, Ela da bize katıldı. İlk kez dalış yapacak ve ilk brövesini alacaktı o da. Sıra onun kelebeklerinin ağzından çıkmasındaydı yani. Ela da eğitimi ve sınavını başarıyla atlattıktan sonra, sanırım ikimizin de en çok eğlendiği dalışları yaptık, ilk kez birlikte Yener hocamızla uçak batığına daldık ve sanırım artık o kadar gergin ve heyecanlı olmadığımızdan da çok keyifli geçen dalış, Yener hoca, Kor ve Ela ile gayet eğlenerek, selfieler çekilerek geçti. Ela ile bir sonra ki dalışımız Small Reef denilen kısma başımızda Kayra ile dalmaktı. Aşağıda oyun oynayarak, deniz yıldızlarına,mürenlere ve daha pek çok şeye devamlı etrafa hayran hayran bakarak, birbirimize her baktığımızda yaptığımız şebekliklerden dolayı dayanamayıp resmen kahkaha atarak geçirdiğimiz dalışımız sona erdiğinde ertesi günü iple çekmeye başlamıştık bile.


Muhteşem bir on gün geçirdiğimiz Bodrum da Happy Bubbles dışında bizim için en önemli bir diğer yer Ayyaş Balıktı. Çok sevdiğimiz, çok güzel insanların çalıştığı, Ankara’dan yaşadıkları zamanlardan beri dostluğumuzun sürdüğü ve muhteşem mezelerin yapıldığı yer, ama buna bir sonra ki yazımda değineceğim. Şimdilik lafı Murat kaptanın emeklerine, dünya tatlısı Deniz’in muhteşem hocalığına, Kayra’ya şaka yapayım derken kazara azarladığım ve sonradan en az Deniz kadar sevimli olduğunu öğrendiğimiz kendisi de dalgıç olan Emre’nin anlayışı için, Ela’nın eğitimlerin de onunla sürekli ilgilenen ve bizi de eğlendiren Yener hocaya, bazı dalışlarımızda önderliğimizi yapmış ve harika zaman geçirmemizi sağlayan Atilla hocaya, fotoğraf makinesiyle harikalar yaratan Alp hocaya, ve en sevdiğimiz ikili Kayra ile Harun’ a da hayatımıza girdikleri için ne kadar mutlu olduğumuzu buradan da söyleyelim istedim. Aklınızda bulunsun, gerçekten de ne varsa suyun altında var ama var olanları kaçırmadan görebilmek için de böyle bir ekibe ihtiyacınız var.



Yorumlar

En Çok Okunanlar